G. on The Blog! | Güzellik ve Makyaj | Gamze Mazgal
Gebelik bir kadın için vücudunun sürekli değişime uğradığı mucizelerle dolu bir süreç.
Vücudun uğradığı değişiklerden biri de şüphesiz günden güne büyüyen ve genişleyen (kalçalar,basenler,kollar ve göğüslerle) göbüşlerimiz :)
Kimilerinin genetik olduğunu iddia ettiği,kimilerinin sadece cilt yapısına bağlı olduğunu düşündüğü bu sorunla 31.haftanın içinde olmama rağmen henüz karşı karşıya gelmedim umarım bundan sonra da bu şekilde devam ederim.
Bebeğimiz büyürken kabusumuz olan çatlakları önleyebilmek için benim de uyguladığım ipuçlarını sizlerle paylaşmazsam olmaz dedim ve sizler için bu postu hazırladım.

İşte o 5 madde...

1.Bol Bol Su İçmek
Söz konusu cildimizse elbette onu sağlıklı tutmanın ilk yolu bol su tüketimi.Üretilen nem ve yenilenen hücrelerin sağlıklı kalabilmesi şüphesiz yeterli su tüketimine bağlı.
Gebelikte su tüketiminin bir diğer önemi ise her iki saatte bir değişen amniyon sıvısının bebek için yeterli seviyede kalabilmesi ve bu süreçte sıklıkla yaşanması muhtemel gebelik idrar yolları enfeksiyonunun önüne geçmek.

2.Sağlıklı Beslenmek ve Kademeli Kilo Artışı
Vücudumuzun en büyük organı olan cildimiz tükettiğimiz gıdalardan direkt olarak etkilenir.Yüksek oranlarda alınan kalorilerle gelen kilo artışı,bir anda genişleyen cildimizde çatlak oluşumuna yeterli zemini sağlar.
Besleyici diyet takibi bebeğimize yarar sağlamanın yanında kilomuzu da kontrol altında tutmamızı sağlayacaktır.
Gebeliğim süresince protein ağırlıklı beslenerek ve basit karbonhidrat tüketimimi en aza indirerek minimum seviyede kilo alarak bebeğimi güzelce besledim.Doktorların da defalarca altını çizdiği gibi porsiyonları genişletmenin bebeğe fayda sağlamadığını,bebeğin zaten bizden gerekli besini aldığını,annenin vücut direncini sağlaması için beslenmesi gerektiğini de belirtmeden geçmek istemedim.

Virginia Howes'a göre (Baby's Coming kitabı) 9.haftadan sonra kilo artışı bakın şöyle olmalıymış:
*İlk 12 hafta 1-2 kg
*12-28 arası her hafta 300 yada 400 gr
*28-40 arası ise yani son 3 aylık dönemde her ay 1 ila 3 kilo 

3.Duş/Banyo Suyunun Sıcaklığı 
Çok sıcak yada çok soğuk suyun normal şartlarda bile cildimizdeki elastik ağlara zarar verip kuruttuğunu varsayacak olursak gebelikle birlikte hassaslaşan ve sürekli değişime uğrayan cildimize olan olumsuz etkisini düşünmek zor olmayacaktır.
Kuruyup gerilen cildin çatlamasını önlemek adına banyo sıcaklığını dengede tutmak çatlakları önlemenin bir diğer yolu sayılabilir.

4.Çatlak Kremleri ve Yağlar 
Güzelce besleyip bol su ile nemlendirdiğimiz cildimizin elbette dışardan da desteğe ihtiyacı olacaktır.Özel üretim kremler ve yağların yanı sıra E vitaminince zengin basit kremler ve doğal yağlar (badem yağı,üzüm yağı,vs.) da çatlakları önlemede bize yardımcı olacaktır.
Özelikle son haftalara doğru cildimizde hissettiğimiz gerginlik ile oluşan kaşınma hissine karşılık krem ya da yağ kullanımı oldukça önemli.Kaşıyarak hassaslaşan cilde zarar vererek kalıcı hasarlara yol açabiliriz.

5.Bir Sonraki Gebelik(ler)
Bir önceki gebelikte çatlak sorunu yaşamış ya da yaşamamış olmak bir sonrakini garanti altına aldığımızı göstermez.Genellikle yapılan yanlışlardan biri de ilkinde çatlamadım ikincide de çatlamam düşüncesidir.İlk gebelikten sonra sağlıklı genişleme gösteren cilt kendini toparlayıp eski haline dönecek bir sonraki gebelikte yeniden hassaslaşıp yine bakıma ihtiyaç duyacaktır.

Gebelikte çatlak oluşumuna karşı sadece krem kullanmak yerine bahsettiğim diğer maddelere de dikkat etmek eminim işimize yaracaktır.

Çatlaksız musmutlu kocaman göbüşlü sağlıklı gebelikler dilerim :)
Sevgilerimle
Gebeliğimin başından beri zihnimi kurcalayan konulardan biri de bana ve bebeğime yapılacak olan testlerdi.Hangisi ne kadar gerekli hangi durumda risk grubunda olurum düşünüp durdum.Çok şükür sorunsuz bir gebelik geçiriyorum ve test geçmişim sandığım kadar sorunlu olmadı.
Bu süreç içinde forum forum dolaşıp "güncel" bilgi bulmakta zorlandığım için belki benim gibi arayış içinde olanlara bir faydası dokunur diye bu yazıyı hazırlamaya karar verdim.
Öncelikle her ay kan/idrar isteyen bir doktora maruz kalmadığım için kendimi şanslı hissettiğimi belirtmek isterim.Gebelik tespitinden sonra artı 2 kan testi yaptırmış şanslı gebelerdenim sanırım.Her ne kadar basit işlemler gibi görülse de,kan ve idrar testlerinin (acaba bir sorun çıkacak mı sorusu ile  )en azından benim için psikolojik etkisi büyük.Çok şükür ki çok fazla gerilmeden bu süreçleri atlatmış bulundum.
Gebelikte yapılan testlerGelelim yaptırdığım testlere...
İlki 12-14. Haftalar arasında yaptırılan ikili test olarak da bilinen Down Sendromu tespit testi...
Bu test, iki aşamadan ve sadece iki değerden ölçüm aldığı için bu testin ismi ikili test olarak anılıyor.Birinci adımda ultrason yardımıyla bizim ense kalınlığı olarak bildiğimiz fakat aslında bebeğin ensesinde yer alan doku içi sıvının değeri ve burun kemiğinin gelişimi ölçülüyor.İkinci adımsa yine sadece iki değerin ölçüldüğü kan testi.Bu testin sonucuna göre cinsiyet belirlemesi yapan doktorlar da mevcut ama ne derece sağlıklı bilmiyorum yine de ekliyorum -magazinsel bilgileri severiz-Bhcg değeriniz 50 altındaysa erkek 50 üstündeyse kız bebeğe sahip oluyormuşsunuz.Benimkisi 38 di ve evet oğlum olacak :)
İkinci test ise 22-24.Haftalarda yapılan ve beni en çok geren Detaylı Ultrason adı verilen bebeğinizin performansına bağlı olarak 30 ila 45 dakika süren iç ve dış organların tam anlamıyla tarandığı görsel bir test kan vermek yok :) Tüm organ ve dokuların gelişimi oluşumu ve sizden bebeğe aktarım yapan damarlarında tarandığı bir test bu.Bu testi kendi doktorunuz da uygulayabilir yada ikinci bir gözün de değerlendirmesini almak adına sizi başka bir doktora da yönlendirebilir.Benim doktorum -Dr.Baha Celal Doğan-kurum içinde (Acıbadem Kadıköy)başka bir doktora yönlendirmeyi tercih etmişti fakat kısıtlı zaman içinde ayarlanamayan randevu günü ve saati yüzünden beni Koşuyolu Görüntüleme Merkezine Dr.Ayşe Nur Okçu'ya yönlendirdi.Anadolu yakasında uzman radyolog arayışında olanlara tavsiyemdir.Bu kadar nazik bu kadar sakin ve işini iyi yapan doktor nadir görülmüştür bence.Sayesinde Ya bir aksilik varsa? gerginliğimi kapıdan girer girmez bir köşeye atıp canım oğlumu uzun uzun görmenin keyfini çıkardım.
Ve gelelim doktorumun üzerimde hiç baskı yaratmadan bana sadece yaptıracak mısın diye sorduğu bol polemikli Glikoz Testi yani Şeker Yüklemesi...
Bu test 28-30. Haftalar arasında yapılan şeker hastalığı riski altındaki gebenin açlık ve tokluk kan değerlerinin ölçümünün yapıldığı ve neredeyse ülkedeki doktorları ikiye bölen bir test.Ben yaptırdım mı hayır?Peki neden?
Öncelikle çok fazla şeker ve şekerli ürün tüketmeyişimin bana bir artı getireceğini düşünüp ve bunun dışında 500gr lık bir bünyeye xx değerinde şekeri göndermek istemeyişimdir.Size ne derece mantıklı gelir bilmem ama şeker yüklemesi yaptırıp da gebelik şekeri yaşamayan gebe ben hiç görmedim zira bünyeye yüklenen onca glikoza vücudun tepkisiz kalmasını beklemek oldukça komik.
Peki bu testi yaptırmazsak ne olur?
Bu test ile bebeğin hiperglisemi riski taşıyıp taşımadığını tespit edip,hiperglisemi sonucu oluşan  iri bebek doğumlarını ve doğum sonrası bebeğin şekerinin düşme ihtimalini en aza indirmek planlanıyor.İstatiksel bilgilere göreyse bu ihtimallerin yaşanması oldukça düşük.Hem annelerimiz şeker yüklemesi mi yaptırmış değil mi ama? :)
Şaka bir yana ben kendimi risk grubunda hissetmediğim için gönül rahatlığı ile yaptırmadım ama siz bu kararı almadan lütfen güzelce araştırmanızı yapın ve doktorunuza danışın.

Testler hakkında yazmak istediklerim ve aklıma gelenler sanırım bu kadar...
Sabırla bu satıra kadar okuduysanız, beni çok mutlu ettiniz teşekkür ederim.Umarım bütün testlerinizin sonucu mis gibi tertemiz çıkar ve yavrunuza sağlıkla kavuşursunuz...

Sağlıklı ve bol kıpranmalı mutlu bir gebelik dilerim :)

Sevgilerimle



Alışveriş yapmak bizi her zaman mutlu eder.Kimilerine göre bir tür rehabilitasyon da sayılır bu aktivite :)
yenidoğan alışveriş listesi
Düğün kına nişan söz bütün evrelerde çanta çanta alışverişler yapıp en mutlu günlerimizin o günler olduğunu varsaydık.Bence yanılmışız ;)
Bugüne kadar yaptığım alışverişlerin belki de en keyiflisi minik kuzuma yaptıklarım oldu diyebilirim.

Bebek alışverişi için herkese göre kritik bir evre vardır aşılması gereken.Benim için bu tarih 20.haftalardı ne zaman ki 20.haftayı aştım,daha önce düğün arifesinde hazırladığım gibi bebeğim için de böyle bir liste oluşturmaya koyuldum.Bu yöntemle tekrara düşmeden daha makul bir alışveriş yaptığıma inanıyorum.
Listemi yedi bölüme ayırdım ve gerekli olacağını düşündüğüm materyalleri ekledim.
Sizler için de bir örneğini ekliyorum.Umarım faydası dokunur.
(Resmin üzerine sağ tıklayarak görüntüyü masaüstünüze kaydedebilirsiniz.)
yenidoğan alışveriş listesi
Uzunca bir aradan sonra herkese tekrar merhaba...
Geçen hafta instagram hesabımdan paylaşmıştım biliyorsunuz, anne oluyorum :)
Beş aylık heyecanımın ilk anlarını ve bugüne kadar yaşadıklarımı blogumda anlatmazsam olmaz dedim ve döndüm.Umarım bundan sonra gelecek olan gebelik paylaşımlarımı sıkılmadan okursunuz.

11 aylık bekleyişin ardından tam da umudumu yitirmiş, doktor kontrollerinin sonucu e biraz ara verelim o zaman kısmına geçmiştim ki bir cumartesi sabahı (27.02.2016) minik mucizemin artık benimle olduğunu öğrendim.
(Oysa son günlerde kolayca yorulur ve uykudan gözümü açamaz olmuştum.Boş vermişliğin zirvesindeyken, daha önceden olmasını beklediğim hiç bir belirtiye önem vermemiş normal hayatıma devam etmiştim.)
Anne oluyorum
Bol ağlamalı, acaba ilk kimi aramalılı,şimdi nolcaklı şaşkınlığımı bir kaç günün ardından atlattıktan sonra "Bi saniye benim çok işim var" diyerek araştırmalara koyuldum.
Öncelikli işim evime yakın bir hastane,doğal doğumu destekleyen bir doktor, bebek dostu ve yenidoğan ünitesi yeterli bir hastane bulmaktı.Çok da zaman kaybetmeden kararımı verip Acıbadem Kadıköy Hastanesinde Doktor Baha Celal Doğan ile kontrollerime başladım.Baha Bey doğum hastanesi tecrübesine sahip, bir gebeye nasıl yaklaşılır çok iyi bilen, sormadan söyleyen,her daim ulaşılabilen, katı kuralları olmayan nazik bir doktor.Anadolu yakası Kadıköy çevresi gebelerine tanışmalarını tavsiye ederim.
Benim için zor olacağını düşündüğüm doktor seçimi kısmını başarıyla atlattıktan sonra,araştırmam gereken diğer başlıklardan biri de okumam gereken kitaplardı.Maalesef kitap okuma alışkanlığımızın çok da yaygın olmayışı,bu konuda destek almamda beni biraz zorladı.Biraz şans biraz içgüdüsel seçimlerle yaptığım kitap seçimlerimi de bir sonraki postumda paylaşmayı düşünüyorum.

Hepinize kucak dolusu sevgiler...
Powered by Blogger.